07 Mart 2006

Gotik bir Doğumgünü

Bu gün en iyi arkadaşlarımdan bir tanesinin doğumgünü. Ama öyle bir gün ki dışarıda olan, anlatamam... Bizim mahallenin kargalarının sürekli bağırıp çağırması yetmezmiş gibi kapkaranlık üstüne! Bulutlar yere yakın, yağmur yağıyor. Çok gotik bir gün... Eh, Ayşegül'e de bu yakışırdı diyeyim ve güleyim üstüne!

Yok, gotik falan değildir kendisi. Gayet halim selim bir insandır. Yüzünü gözünü mor farlarla boyayıp, sokağa fırlamaz, pudra kutusuna düşmüş gibi dolaşmaz. Yanlış intiba uyandırmayalım. Ama şu satırları yazarken kendimi Dracula'nın şatosunda hapis kalmış Jonathan gibi hissediyorum ben. Kargalar gak gak ediyorlar, Ayşegül Hanım'ın doğumgününü kutluyorlar. Ben de kargalardan arda kalmayayım, klavyemin tuşlarıyla "tık! tık!" edeyim ve 25 yaşına giren bir koca eşeğin yeni yaşını kutlayayım. İyi ki doğdu! İyi ki doğdu!

Benim için de bir pintlik bir Guinness şerefe kaldırılsın, içine blackcurrant konulsun artık bu akşam. Daha ne diyeyim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder