19 Mart 2006

Hastalık

Tam hastalık geçti, duruldu derken... Birden!

Evet. Gene geldi ve dün gözümü açamaz oldum. Bundan önceki ateş falan böyle değildi. Kalkıp bilgisayarla bir şeyler yapabiliyordum en azından. Blogla uğraşıyordum aralıklı olarak, uzanıp kitap okuyabiliyordum.

Bu defaysa sersemledim tamamen. Balyoz gibiydi. Dün öğleden sonra üç gibi yatağa yerleştikten sonra aldığım parasetamolün aziz etkisi sayesinde uyuklamaya başladım. Bundan takribi üç saat sonra ablam geldi ve beni yataktan çıkarmaya çalıştı. Yahu uyumam lazım, gözümü açamıyorum, hastayım. Söylüyorum bunları ona da üstelik. Yok, hayır yani, çelik gibi maşallah ısrar konusunda...

Kalk da kalk! "Kalkacağım birazdan," diyorum, "Ben gideceğim birazdan," gibi bir şeyler diyor. Uğraştı durdu zavallı ama sonunda çıktı gitti odadan. Kusura bakmasın kalkamadım. Eğer kalkarsam çok fena olacak, bir daha uyuyamayacaktım. Zor dalarım uykuya, tabiatım bu. Dayak yemiş gibi ağrıyordu her tarafım da ayrıca. Uyansam ne işe yarayacak? Ne yapayım yani?

Aralıklarla gözümü açıp, gene yorgan döşek vaziyetine geçip durduğum bir geceyi atlattıktan sonra sabah uyandım ve baktım ki, ateş düşmüş. Ama boğazımda bir ağrı süregelmekte. Biraz Cloder fısfıslamakta fayda var boğaza. Pazartesi hastaneye uğrayacaktım zaten gene. Doktor, bağışıklık sistemi pek iyi değil gibi bir laflar ettiydi, bakalım şimdi neler diyecekler...

Keyifsizim. Sevmiyorum ben hasta olmayı. Geçen hafta da hastalandım. Ondokuzuncu yüzyıl hastalıklı hatunları gibiyim 2 senedir. Çocukluğuma döndüm sanırım. Çocukken de böyle zırt pırt hastalanırdım ve nedense bu hastalıklar okulun tatil olduğu zamanlara bir güzel denk gelirdi ki okulu falan da asamazdım. Şimdi de asılacak bir şey yok gerçi. İşe girdiğim zamana denk gelse ya ateşli hastalık... Zamanlamayı hiç bilmiyor şu bünyem! Çalışıyor olsam kesin hastalanmazdım şimdi. Böyle bu... "Murphy Kuralı" bir nevi. "Trafikte, sizin gittiğiniz şerit en çok tıkanık olandır." tarzı! Çok şahane değil mi?

Burnumu silmeye gidip, ıhlamur içeyim bari. Sıkıldım bu heyifsiz yazıya devam etmekten. Kusura bakılmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder