08 Haziran 2006

Siyahdubl

- Hastasıyım Carmen Abla'nın.
- Ben de!
- Doldur, doldur...
-Erkek kedileri sevmiyor Matilde. Sevmeyebilir elbette. Kendince nedenleri var, sidik kokusu gibi.
- Feminist tarafınızdan uyanmışsınız Sayın Ç.
- Uyanmadım ben.
- Nasıl?
- Uyanamadım... Çakamadım köfteyi.
- Anlamadım?
- Matilde, diyorum. Sevmiyor erkek kedileri.
- Amanın zehir, zemberek gene. Yılan dilli karı!
- Huyum kurusun.
- Ruhun kurumasın...
- Sen de doğru diyorsun bazen be Alter.
- Siyahdubl de bana, daha seksi.
- Evet, hakikaten de öyle. Siyahdublüm benim. Karadubl desek daha doğru olabilirdi ancak!
- Olmaz... Siyah kadına yakışır.
- Götik misin?
- Götüm ben.
- Ben de götüm, ama senin bu durumda alterliğinden kelli göt olmaman lazım.
- Ben kendimi bir Erica Jong şiirinde gibi hissediyorum nedense?
- Pipi kıskançlığı mı var?
- Yok. Ultraseksüelim ben.
- Hiper pırlanta kupon!
- Carignan! Carignan!
- Avignon! Avignon!
- Picasso eskizi gibisin Alter. Avignonlu orospu tipi var sende.
- Sen de aslısın bak kaşın yukarı, gözün yamuk bakıyor. Kolun da çolak gibi.
- Öyleyimdir. Paha biçilemeyecek olacağım bir gün yüce Tanrımın izniyle.
- Gene mi konuştunuz kendisiyle?
- Bizim burada kırmızı telefon var, direkt yukarı bağlı, elbette ki hep konuşuyoruz acil durum anlarında...
- Maniye bağlamışız gene.
- Korunuyoruz.
- Neden?
- Kendimizi kesmekten.
- Benzin dök kafandan aşağıya, sonra da yak dramatik illüzyon delisi!
- Beni yak, kendini yak, herşeyi yak!
- Dedim dramatiksin işte. Drama kraliçesi yavrum benim...
- Beni seviyorsun böyle değil mi Alter?
- Siyahdubl!
- Evet, Siyahdubl. Seviyorsun değil mi? Anlıyorsun değil mi?
- Anlamam mı? Senin ağzına sıçılınca yahut sen kendi ağzına yapınca hepimizin ağzına sıçılıyor toptan...
- Çok terbiyesizsin.
- Ben değilim, sensin o. Suçu benim üstüme atma. Kibar kibar giyiniyorsun, hanım kızsın ama küfür ağzına yakışıyor mu ha? Şirin, sevimli olsana ülen düdük. Sonra korkarlar, kimse almaz seni.
- Matildeeee odiava i gatti!
- İyi, tamam, anladık.
- Sen John Donne bilir misin Siyahdubl?
- Bilmem mi?
- Seni çok seviyorum. Benim bildiğim herşeyi biliyorsun...
- Ben senim ya salak!
- Evet de sanki benden ayrı gibisin. Çok güzel.
- Bok güzel. Arızasın sen...
- Evet, ama en azından salak saçma konuşmuyorum...
- Nereden biliyorsun?
- Problemi mi felsefi bir tabana oturtup, derin bir varoluş acısına ve buhranına bağlayabilirdim.
- Eeee?
- Bu çok sıkıcı olurdu.
- İşin içinden çıkılmazdı.
- Şimdi de çıkılmıyor.
- Olsun. En azından eğlenceli!
- Evet.Dramdan maniye geçebilen anti stabil bünye için oldukça başarılı cidden.
- Hayretle izliyorum kendimi.
- Ben de bizi.
- Sigara yakalım.
- Öldür kendini.
- Mantıklı!
- Carignan! Carignan!
- Allicante! Allicante!
- Margherite bianche tra i capelli neri,
Matilde odiava i gatti, gli arrampicatori sociali,
le cravatte verdi, le spiagge affollate.
Matilde odiava i gatti, parenti, vicini e lontani.
- Hastasıyım Carmen Abla'nın.
- Ben de!
- Doldur, doldur...

2 yorum:

  1. Carignan-Alicante'nin hastasıyım, yazılarınızın meftasıyım.
    Alicante ile İzmir kardeş şehir olsun isterim. Carignan'ı da göbeğinden Avignon'a bağlasınlar, tiyatro festivalinde şarap gırla aksın. Kelimeler coşsun, oyuncular şişelerle çıksınlar meydane. Bir tirad bir şarap. Burası da ona benziyor zaten, bir kelime bir şarap. Oyun edelim biz bunu.

    YanıtlaSil
  2. carignan-alicante cidden de çok leziz bir şarap olup, tarafımdan özenle hüpletilmiştir sayın kuper. oyun edelim bunu biz, evet... burada dionysos şenlikleri yapalım!

    :D

    YanıtlaSil