11 Eylül 2006

Ben.

Someone once pointed out that you can recognise a complete egomaniac by the way they refer to themselves in the third person. Even royalty does not use the royal plural anymore.
Julian Barnes, Love etc. Vintage Press, 2001


bu haftasonu kendimi bir bulutun izine kaptırmış gidiyordum. uçaklar pike yapıyordu, trenler akıyordu raylardan, otobüsler uykuluydu, gazozların gazı kaçmıştı, muavin sümüklüydü ve kafamın içinde bir bulut sürekli büyüyordu ya da ben aklımı onu izine kaptırmıştı. soluk mavi benizli bir bulut; su buharından terkip değil. kırları aklına getirir.

fakat bu yalnız otobüs yolculuğunda yanıbaşımda dağlar vardı. dağlar ve dağlar ki benin meskeni değil ve ben de reyhan falan hiç değil. olsa olsa zeytin. kızım da bir defne ki dünyanın en güzel perisidir. bulut o: aklıma kırları getirir, ben dağlara yenilir... yollara uzanıp, dökülür ve sevinir. ben ve ay nereye gidiyor ne bileyim? belki erzincanlara falan... otobüsün uykusunda sallana sallana, sümüklü muavin, gazı kaçık gazoz ve ben. elbette ben'in ağzında bir halay: erzincan tercan yolu, masamız rakı dolu! bu arada ben roman karakteri, memnun oldum. şu an doktoramı yapıyorum. ne hususta mı dediniz? küçük drama kraliçelerinin hayatlarını hicivci bir bakış açısıyla inceliyorum. ve kahretsin ki harika yazıyorum...

oy, kendimi bir bulutun izine kaptırmış gidiyor gibi yapıyordum ve siz bunu yiyordunuz. hypocrite lecteur! bir bulutun izine nasıl bir akıl kanar? deli misiniz, divane misiniz?

neden okuyorsunuz hala daha, gidiniz!

bir şey anlatmayacağım. bomboş yazacağım. yazacağımı sadece bir kişi anlayacak. ya, evet, enigma... evet, şifreledim. sen, sen ve sen! sizler bir de! metini okuyamazsınız, çıkın amfiden. boşuna zihninizi tüketmeyiniz, satır aralarıma akamazsınız. akan aktı. bırakınız. unutmayınız: "something's always happening."
"what?"
"out!"
"yok, penaltı!"

bu haftasonu otobüs yolculuğu falan yapmadı ben. bu haftasonu bir bulutun izine düşmedim. bu haftasonu satırlarının araları arzın merkezine değin derin bir roman derledim ki edepsiz joyce, tasvirci zola ve detaycı proust haltetmiş.

bir şey diyeyim mi?
vallahi, deliyim ben...
künde!
ben'le güreş tutulmaz.

2 yorum:

  1. ki bir kış aniden başlar
    ki
    sapasağlam bir acı ile apansız nedenleniveririz sağanaği..
    oooh ne de güzelsiniz öyle vakit çalaraktan kıyafetimize..
    siz güzel kalın..
    ihtiyacım var

    çok!!!

    YanıtlaSil
  2. dur, kimdir o bu duvardan geçen?

    kalıyoruz güzel. ve kalmamak mümkün değil sanki ama ya dahası, gerisi, ötesi, berisi?

    YanıtlaSil