Kuru patlıcan dolmasının kozmik titreşimler ve mistik görünümler karşısında bile ezici bir gücü vardır. Bu gizli güç, kudretini içerikteki acı biber salçasından almaktadır. Güneşin altında cam kavanozlarda salçalanan biberler enfestirler, evet, muhteşemdirler...
Ve ben istiyorum ki böyle bir kitap okuyayım. Kuru patlıcan dolması lezzetinde ve zerafetinde ve aynı zamanda da güçlülüğünde bir kitap. Yanına da bir rakı açalım mesela, böyle bir lezazetle karışık sarhoşluğa dalalım. Hafiften dudaklarımız yansın, kızarsın.
Bu lezzette kitaplar yazın bize ey yazarlar, ey uyuşuklar, ey hayat yorgunları. Siz de eleştirin, ardında kalmayın edepsiz edebiyat zabıtaları! Ve seni seviyorum, kuru patlıcan dolması... Belki de senin gibi bir hayatım olmalı.
Paul Auster- Cam Kent diyeyim ben o zaman ama yanına rakı gitmez. İlla yanında rakı içeceğim diyorsan da Vedat Türkali - Bir Gün Tek Başına. Kuru patlıcana en yakın kitap o gibi geldi bana.
YanıtlaSilBelki kuru patlıcan, belki Rumeli yemekleri biraz da Ege zeytinyağı tadında bir yazar: Panait Istrati.
YanıtlaSilayse,
YanıtlaSilben her ikisini de okudum. ama sağol öneri için. :)
ezgi,
bakacağım panait istrati'ye hemen. teşekkürler ederim.
Hasan Ali Toptaş - Sonsuzluğa Nokta
YanıtlaSilhehehe...