26 Nisan 2009

Yoğurt ve Bacak İlişkisi

bundan takribi 5 sene önce, atakan birisine "yoğurdu üfleyerek mi yersin, kendi bacağından mı asılırsın?" demişti de, buna çok gülmüştük. şu anda, onun bu söylediklerine ne gibi bir yanıt aldığımızı hatırlamıyorum ama gelmiş olan yanıt nasıl olursa olsun, bu dedikleri harika bir kombinasyon oluşturmuştu ve kişi üzerindeki etkisi büyüktü.

şimdi de ben diyorum, insan eğer pandora olacaksa, ya da bir havva deneyimi elde etmek istiyorsa bunun sonuçlarına katlanmak zorundadır... orayı burayı karıştırıp, belli platformlardan platformlara doğru merak dolu tacizini sürdürmeye niyetli olan birisine bundan başka birşey söylenemez. capito?

bu blog 4 senedir var. ben de bu 4 senedir belli aralıklarla gidip gelip yazarım. burada nasıl ve neye göre büyüdüğümü gözlemlerim çoğunlukla.

en azından yazmak istediğim ve yazabildiğim anlarda "kendi"me geldiğim alanımdır burası.
'ama.aman!'da benim hükmüm geçer ve ancak burada, yaşarken olabileceğimden daha da "sert" ve "acımasız" olabilirim. burası, benim kendim için yazdığım alanımdır elbette, ve yine kendim için yazdığım için vardır, yerinde de kalacaktır.

acıyı elbette anlarım. düşkırıklığını da. ben de bi'sürüsünü deneyimlemiş, yaşamış ve kendim olmuşumdur bunların neticesinde. düşkırıklığı ve acıdan doğan motivasyonu da anlayabilirim; ama ikircikli tavırlara anlayış gösteremem. duygu sömürüsüne, kişisel alanların taciz edilmesine ve duygusal yaptırımlara, en çok da pasif agresif tutumlara gelemem. açarım ağzımı, yumarım gözümü... ama burada. sadece burada.

"benim" yerimde.

yani, velkamonbord törkişeyrlayns.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder