Küçük şeytan elimi sıktı, herkesin makamını gezdi. Bu arada, Adem de hakkımda müthiş şeyler söyledi. Az önce de badigardları ile beraber ayrıldılar. Topluca derin nefes aldık ve sigara içmeye koşturduk.Bunun dışında, dün muhteşem bir sunum yaptığım Davut Bey, bana "Senin kadar güleryüzlü bir insan görmedim." dedi. Davut ile tanışıklığımız üç buzlu malt üzerinde duran bir Georgetown gecesinde benim bu gülümsememle başladığı ve hep böyle devam ettiği için çok şaşırmadım. Kendi yapım kadar, çalıştığım yerin yapısı da gündelik hırslardan kurtulunca bir "deli"dir, birileri dışında "pek iyi"dir ve "harika"dır çoğunlukla.
Şimdi Matta ile üçüncü çeyrek üzerinde kafa kıracak, Avustralya aksanının güzelliklerine içimizden methiyeler düzeceğiz.
Hala daha çok çok çok çok sürmenaj; bir de buna ek olarak yine "dolunatör" oluyorum.
İçimdeki kurtu alıp uluyacağım. Ama önce Elektronik Planlama Tanrısı olacağım.
Listeleri bitirmeli.
Kartaca belki de cidden yokedilmeli.
Ben hep kılıç kraliçesi olmalıyım ya da yıldırım gibi çakmalıyım zaman zaman.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder