17 Temmuz 2013

...

bazen sadece havalandırmanın sesi vardır.
vaazen de bazı havlanmanın kudreti kalır.
genelde babana saydırır sövdürürsün ama o çok uzaktadır.
anana öfkelenir, sümüklenirsin:
sonra kıyamazsın, telefon var ya hani icat öyle bir alo!
o zaman dersin ki
evet, ben de en çok seni sevmiştim ya hay yamolamolahey:
ben hayatta en çok anamı babamı ve bir de arkadaşlarını sevdim ki insandılar!

az önce çocukları gönderdim yani bazısınca elemanları
ki bence saat beş oldu mu herkes evine gitsin
ve kimse kimseye yanlış sözler vermesin
çünkü ben yanlış sözler olmayınca 
hele ki 
evlerine gidince insanlar huzurla
umutlanıyorum
işleri ev gibi olmasın 
bir ben kalayım ki benim evim işim
evim gökyüzü
bir gökdelendeyim hep saat 6
bir kadeh altı
bir kuşlar altı
bir gökyüzü altı
aklımı 15 yıldır esrarına adadığım yeryüzü
kim kalacaktır ki böyle söyle bu senin, böyle şöyle bu serin.
bu senin hangi bıçağın derin?
hangi hastalığın kıracak bizi
hey hangi ayrıcalığın?
babama dedim ki, sırf kadınım.
de mi ondan? demedi ondan. ki dedi he ondan dedi hep ondan:
hep herkese seni ve tüm kardeşlerini örnek gösteriyorum.
içim acımadı değil ama şimdi akşam altı.
ortadoğu, büyük çile, tütün rejisi:
tanımadığım ve tanıdığım Nazım*!
öldür de dirilt bizi. oğluna yaraşır kıl!
Ey dedi Nazım*: Ama ejderhaları öldürmekten geliyordu bu işte bu güleğen,
ve bunu kendine üç kez tekrarladı kahkahasında kat kat ki
Bu güleğen benim soyum, benim tanrım.
Benim kız çocuğum.

* Babamın babasının adı Nazım ve ben onu hiç tanımadım. O bir şair değildi ama çok kitap okurdu.

2 yorum:

  1. ne zaman fazladan bir kadeh şarap içsem, birşeyler yazamasam seni okuyorum.

    YanıtlaSil
  2. tesekkur ederim. ne diyeyim bilemedim. mahcup oldum. okunabiliyor ve de bir anlam ifade ediyorsa ne mutlu.

    YanıtlaSil