
"Yalnız sağlıklı insan aklıyla yaşasaydı değmezdi yaşamaya, can sıkıcı olurdu. Tam aksine, güzel olan, dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması"
Cesare Pavese
Pavese, bazen çok umut doludur. Bu alıntımız da umut dolu olduğu bir zaman diliminde yazdığı bir şey büyük olasılıkla. Bay Pavese, umut doluyken, Akdeniz güneşinin altındaki kentlerden, bisikletlerden, günbatımlarından, ıslanmış kaldırım taşlarından bahseder ve ben de onu o haliyle, "hayat"a daha parlak renklerle baktığı zamanlardaki haliyle okumayı; o halini yansıttığı metinleri tekrar etmeyi çok severim.
Bir Fellini filmi karesini çok iyi anlatabilecek bir pasaj bu yukarıda yer alan... Gökyüzü altındaki renkli deliler topluluğu, korkunç bir karmaşa ve "güzel"lik. Aklıma başka bir günü getiriyor. Bir sahili ve başka bir Pavese alıntısını:
"Yaşanacak bir yaşam vardır. Binilecek bisikletler var. Yürünecek yaya kaldırımları ve tadına varılacak güneş batışları..."
Yukarıda o sahil. Ben çektim resmini de. Çakıl taşlarını özledim oradaki. Bilmem anlatabildim mi? Anlatamadım, olsun. Pavese konuşsun dursun; her ayrılış ve her karşılaşma için...
pavese badaklığından fırsat bulduğu dönemlerde ne de güzel sözler söylemiş di mi. harcanmış aslında adam.
YanıtlaSilbizse kutularda yaşayan fareler gibi aç bitap saçmalıyoruz buralarda. denizden geldik, ama denize dönemiyoruz bir türlü. aksine bi de. hani karalarda bir halt etsek neyse, hacmimiz ne ki? yerimize çakıl taşı doldursalar da aynı. (tam sigaradan fırt çekilecek replik oldu bu da ya, neyse artık)
ha unutmadan;
(sevgili Ç, ben bu yazılara yorum yapana kadar konuyu unutuyorum genellikle, klavye çok ağır. birinciden sonraki paragraflarda context aramayalım bu yüzden. e mi benim bloggerıma. parantez çektim sağa sola, utandım bunu yazmaktan çünkü.)
@gawain
YanıtlaSilpavese badaklıktan öte "kadın düşmanı". yani bir nevi "überbadak". gerçi bu badak kelimesinden nefret ediyorum ama neyse... bence harcanmamış o. herşeyin son kullanma tarihi var. ingilizcesi güzel bak bu durumun:"ezpire". pavese de gidip torino'da "ekspayr" etmiş; ay pardon "intihar"... çok "brit" iti oldum, kusuruma bakmasınlar.
ve evet, ağır gelir bazen klavye. anladım ben seni.
Pavese'yi kendi dilinde anayım ben de minik bir cümlesiyle:
YanıtlaSil"Io, e credo molti, ricerchiamo non cio' che é vero in assoluto, ma cio' che noi siamo"..
Yani: "ben ve sanırım birçoğumuz, salt doğruyu değil, kendimizin ne olduğunu arıyoruz" - Il mestiere di vivere/Yaşama uğraşı