10 Ekim 2005

Monroe'nun Gece Baskını


Gecenin bir yarısında omuzumu dürtmesiyle uyandım. Aynaya bıraktığı notu falan unutmuştum... Gözlerimi araladığımda karşımda duruyordu... "Gene geç kaldım, her zamanki gibi..." dedi.

Keten gömleğinin yakası ve omuzları geceleyin yağan yağmurdan ötürü ıslaktı. Makyajsızdı ya da sadece ruj sürmüştü. Ben yataktan kalkmaya çalışırken, masamın yanındaki koltuğa oturdu ve bir sigara yaktı. Saçları yapılıydı. Platin renkli güvercinler uçuyordu başının etrafındaki halede.

"Saçmalık!" dedi şımarıkça... "Zaman denilen şey, tam bir saçmalık!" Gözlerimi kırpttım. Bir zamansız sessizlik aramızdan geçti. "Geç kaldın," dedim. "Saçmalık! Ve uyku hapları..." diyerek gizemle gülümsedi... Ürperdim.

Sigarasını haşin bir el hareketiyle söndürdü. İzmaritte ruj izi vardı. Evet, sadece ruj sürmüştü; başındaki platin güvercin kanatlarındaki halelerle bir iki adım attı odanın içinde... "Hiç havamda değilim," dedi. "Sadece söz verdiğim için uğradım... Sohbetim tatsız kaçar."

Bir gözyaşı kokusu doldurdu içerisini, "Chanel no:5 olarak mı ağlıyorsun artık?" diye sordum. "Her zaman..." diye yanıtladı.

Her zamandı o. Ve zaman saçmalıktı. Ondan daha şımarık bir şeydi hatta. Uykudan şişmiş gözlerimi kırpttım. Büyütemiyordum onları. Aramızda duran zamansız sessizlikte yavaşça kayboluşunu gördüm. En son yiten saçlarındaki güvercin kanatlarıydı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder