
Güle güle yazısıdır bu:
Karşıyaka iskelesinden Pasaport'a doğru yapılan masal yolculuklara, sabah melteminde başları koruyan lacivert şapkalara, derin bir akdeniz mavisini tirşelere boyayan taze limon suyuyla sararan votka kadehlerine...
Bir devrin çoktan kapandığının başka bir diğer işareti olan o "ölüm" haberinden kaynaklı... Ait olduğu yerin beni ürküttüğü noktada yazmak istediğim tek bir şey var şu anda. O da onun kendi kaleminden:
"yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
bana ait ne varsa seni korkutuyor
sana ait ne varsa hiç biri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git"
Miyop gözlerim kısık; dışarıda yağmur havası. Büyütebilsem de gözlerimi görebilsem sonsuzluğu, beklemeden hiç...
Güle güle ya da hoşçakalınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder