01 Kasım 2005

Şu Bizim Anglofonlar...


Bu kolaj, bizim Anglofonlar için; Londra'ya gidip de bir türlü gelemeyen dangalaklar için... Ayşegül ve Burcu'ya... Biraz da Londra'ya, Thames'e hatta ve İlhan Berk eşliğinde; "Taymis"ten:

"....birden izini kaybediyorum işte abbey'de. belki bir lokantaya girdi diyorum. bir yemeği soğuttu. bir pencereden baktı. ocakta kaynayan çaydanlığı dinledi. buharını seyretti. niçin kaynadığını düşündü diyorum suyun. ve haftanın günlerini: pazartesi salı çarşamba perşembe cuma cumartesi pazar. pazar günü allah'ın ne kadar sıkıldığını. kıravat taktığını. o gün yağmurun yavaş yağdığını. topalladığını rüzgarın. güneşin odasına çekildiğini. perdeleri kapayıp şiir okuyup kimseyi görmek istemediğini. ve gün ışığını. - gün ışığı: geldim! geldim! diyordu. - belki de bir içoğlanın ardısıra gitmiştir diyorum. bir evin eşiğini yıkamıştır. trafalgar alanında t. s. eliot'la selamlaşmıştır ya da. ve belki çorak ülke'ye girip çıktı. bedeneğitimi okudu. jimnastik yaptı. kollarını bacaklarını uzattı. boyunu düşündü. enini buldu sonra. ortalamasını çıkardı. çarpttı. kollarına geçti. onu da yazdı. greenwich'e, blackwall'a geçti..."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder