Sinirliyim dün geceden beri. Hatta öyle sinirlendim ki, bu sefer başka yerden çıktı acısı: masamın üstünde duran su bardağından.
Bu bardak, mavi mavi çizgileri olan hakiki üfleme camdan, bir çeşm-i bülbülü andıran bir şeydi. Dün gece, kendi kendine masanın üstünde dururken, hiç bir fiziksel müdahale olmadan "Çatırt!" diye patladı ve benim de ödümü patlattı. Şok olmuş vaziyette içi ağzına kadar su dolu olan, kırılmış ve parçalarının bir kısmı yere uçmuş bardağa bakakaldım. Öyle bir bakakaldım ki, suyun sızıp klavyenin üstünü bir güzel kapladığını göremedim. Gördüğümdeyse çok ama çok geçti. Klavye bozuldu. Hatta bozulmak ne ki! Ayvayı yedi...
Bir eski klavye buldum meşhur "hardware" mezarlığımdan. O da bozuktu ama anlamsız şeyler basan klavyemden daha iyiceydi. Başlarda düzgün olan bu klavye, uzunca bir mail yazarken bozuldu. Kendi kendine shortcutlar açtı, Window Türkçesinin "yapışkan tuşlar" dediği şeyleri yaptı, öyle bir ayarı olmamasına karşın... Maili burnumdan getirdi ve ben çok sıkıldım, maili göndermedim falan... Bari müzik dinleyeyim diye düşünüp, müzik setinin fişini taktım. Zamanında bir temassızlık vardı onun fişinde de ama bu sorun kendi kendine geçtiği için ben pek sallamamıştım. Müzik seti de çalışmadı, şu anda da çalışmıyor... Allahtan takılan bu eski klavye düzeldi bir süre sonra. Ctrl'ye falan arada takılı kalıyor basmasam da ama performansı çok kötü değil gibi. Hala daha onunla yazıyorum ve birazdan gidip kendime yeni bir klavye alacağım, belki de yeni hoparlörler... "Bilgisayarından dinlesene müzik," diyenlere de şunu söyleyeyim hemen arada: benim hoparlörüm yok efendim, "aux" çıkışını kullanarak müzik setimin, bilgisayarımdaki mp3lere ulaşıyorum...
Böyle terslikler... Üstüste. Garip artık, bilemeyeceğim... Mutant olup, bardağı zihin gücümle patlatmamdan mı oldu şimdi bu? Bardak patlar mı durduk yerde? Anlayamıyorum vallahi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder