Dixi et salvavi animam meam...
- Televizyonda izlenecek bir şey olmamasından nefret ediyorum, böylelikle televizyondan nefret ediyorum.
- Futbol sevmiyorum. Dün anıran komşuları dövesim geldi. Fenerbahçe stadında hönküren adamların sesinin her maç oluşunda eve kadar gelmesinden de iğreniyorum. Aynı zamanda her maç oluşunda trafiğin berbat olmasından ve bundan dolayı da gideceğim yere geç kalmamın nedeninin böyle manasız bir olay olmasından hiç haz etmiyorum.
- Nereye gidiyoruz, ne olacak bu halimiz bilmiyorum. Bundan hoşlanmıyorum. Belirsizlik hat saffada.
- Beyoğlu'ndan yenilen içilen herşeyin, yapılan her eylemin aynı Akdeniz'in birası gibi sulandırılmış olmasını aklım almıyor. Sinir oluyorum.
- Hıyar taksicilerin gideceğim yeri söylediğimde "Gidemem," demesinden, hizmet sektöründe çalışan bilumum insanın ukalalığından ve yaptıkları işi lütuf saymalarından dolayı delirebiliyorum. Buna Karga'da çalışan platin sarısı saçlı kızın bize ayıca davranması da dahil. Teknosa'daki dingillerin beni yarım saat açık olan kasanın önünde bekletmesi de...
- Pazar sabahları Caddebostan sahilinde spor yapma taklidiyle hatun kesen üstü çıplak, kendini Key West'te turluyor sanan erkeklere uyuz oluyorum. Buna ek olarak bunlara tav olan hatunlara da aklım ermiyor. Mavi ekran veriyorum. "Oha felan oluyorum."
- Bilumum yardım hizmeti veren çağrı merkezlerinin telefonun ucundakine mal gibi davranmasını anlayamıyorum.
- Bir yerde sıra beklerken -pasaport sırası dahil- arkamdakinin benim kıçımın dibine girmesinden iğreniyorum.
- Reklamlarda fiyatların "artı KDV" olarak gösterilmesini anlayamıyorum. Uçak biletlerinin üstüne biletin fiyatının yarısı kadar vergi eklenmesini de kavrayabilmiş değilim.
-ya bırak zaten televizyonu izlenicek bişi olsa bile izlenmiyoki saçma sapan reklamlardan.(ör. kebanperdir vayy vayy!)
YanıtlaSil-Futbolu sen sevmiosun ben sevmiyorum ama çoğunluk seviyo işte.Yapcak bişi yok. Sabaha kadar kutladılar burda da.Bok var sanki.
-Nereye gidiyoruz neden çoğul. Sanane! sen nereye gidiyosun? seninki belirli olsun sttr et diğerlerini.
-bende sinir oluyorum o sulu biralara.
-Taksi mi yok başka gidemesse o kaybeder. kafana takmana bile değmez
-tencere yuvarlanıp kapağını buluyor işte. elleme.
-Bilimum yardım hizmeti veren çağrı merkezleri ücretsiz genelde kapa suratlarına hipnelerin.
-pasaportunu aldıysan sorun yok. kurtuluosun demektir.
-ülke ekonomisine sokiim.yapıcak bişi yok. üsttekiler dangalak. kaçmak lazım.ingiltereye.
-televizyonu öpeyim, bize bi' şi olmasın.
YanıtlaSil- fitbol izlenir abicim de; tepinmelerine gerek yok... ben ingiliz fitbolu severim. maradona good, pele okay, george best!
- sulu bira kadar berbat bir şey olamaz. arjantinmiş! peh!
- taksicilerin bir kısmı arıza, ama bak bizim bu durakta bi' ümit abi var. o güzel bir insan.
- ellemiyorum ben tencere kapak yavrularını, zaten gitmedim kaç senedir de sahile mahile. kıl olmuşum, yazdım...
- çağrı merkezindekiler dangalak. thy'nin çağrı merkezi iyi yalnız hayret edilecek şekilde.
- pasaportum var yıllardır, yeni alma durumu yok da yani insanın kişisel alanı vardır... pasaport sırasında bu önemlidir. orada bile giriyor adam kıçımın dibime.
- kaçamayacağız bir yere. sen mühendis olacaksın kurtulursun ama. ingiltere'ye değil ama yahu. orada da sürekli yağmur, kasvet... gelemem bir de ben öyle bana "oi, matey!" denmesine. cockney mockney çekemem. londra uymaz bana.
:)
-aman öpeyim deme! çarpılırsın
YanıtlaSil-bırak ya ne izlicem. ping pongun yandan yemişi işte.
-4 milyon lan bi de
-hepsi arıza.geçen birine denk geldim. pleysiteyşın oynuyomuş. colinmakrey rali. reflekslerim çok kuvvetlendi dedi ardından iki arabanın arasından geçti atraksyon yaptı. sonra piç gibi sırıttı. sağa çek dedim bende. kaydırıp durdu herif.
-tenceyle kapaktan ne çıkıcak ki? 10 sene sonra yandık.
-saka su da iyi.
-sokmıcaksın o zaman kişisel alanına adamı. vurucaksın alnının ortasına şıpslaka şeklinde.
-ingilterede sadece londra mı var. yukarıya doğru güsel yerler var. google earth'ten baktım bende.
- dikeyim desem, daha çok çarpılırdım. öpeyim dedim, az çarpıldım.
YanıtlaSil- ping pong'un yandan yemişi olabilir, doğrudur ama bazen izlenebiliyor. bak mesela, bir senegal maçı vardı ya, adamların ayakları kocaman kocamandı. çok ilginçti. bizimkilerin ayaklarından aşırıveriyorlardı topları. ama ingiliz fitbolu iyidir. klastır. gerçi onların da taraftarları çok felaket; geldikleri şehirleri terörize ediyorlar.
- taksiciler genel olarak arıza. bu bizim duraktaki istisna.
- tencereyle kapaktan çıkacak olan şeyler çok fena olacak. inşallah üremezler.
- ahhahahah. saka su... şaka gibi. buna çok güldüm.
- vuramam ben öyle adamlara, zebellah gibiler maşallah. yirler beni. hmmm... yok ya vururum aslında da, neden vurmadım acaba?...
- sadece londra yok da, napıcaz biz iskoçya'da falan. koyun muyuz? gerçi benim böyle hayalim vardır. çayır çimen, fiyortlarda rüzgar... ama yok ya ben sıkılırım belli bir müddet sonra o bulutlardan. daha güneye gitmek lazım. misal küba. küba'ya gideyim. bak, hollandalılar da çok sevimli millet. oraya da gidilebilinir.
Futbol bir ölüm kalım meselesi değildir,daha da önemlidir! Şampiyon olanın değil sabaha kadar önümüzdeki sezona kadar eğlenmesi,bağırması,çağırması,anırması,azıtması doğaldır[Fenerbahçe şampiyon olsaydı ben bunu yapacaktım,olmadı:(]
YanıtlaSilBütün büyük şehirlerin trafik sorunu vardır.Aydın Boysan bile bunun çözümü yok dedi,yapacak bir şey yok! Bu şehir allahlık...
Sulu bira olayının teknolojisini biri bana izah etsin(ben biliyorum sakın sallamayın!..)ona 10 bira ısmarlayacağım hem de 70'lik...
Yiyecek içecekten şikayet etmeyin lütfen, çeşit bol,onu beğenmiyorsan bundan ye...
Taksiciler konusunda çelişkili görüşlerim var o yüzden bu konuda yorum yok!!!
Hizmet sektörüne laf etmeyelim onlar asgari ücretle çalışan gariban insanlar...
Key west olayına bir gün yolun düşerse çok gülerim,peşin peşin konuşma bence.Onbeş sene sonra cıbır üstsüz erkekleri izlemeye gitmeyeceğinin bir garantisi var mı:)
offf...sıkıldım.bu kadar yeter.
kısaca,BU DÜŞÜNCELERİNİN ÇOĞUNA KATILMIYORUM...
ahahha, katılma. bana ne. :P
YanıtlaSil"dixi et salvavi animam meam..." yaptım ben. meali "söyledim, rahatladım."
sevmem ben cıbır adam izlemeyi ayrıca da, terbiyesiz seni! hıh!
"dixi et salvavi animam meam..."
YanıtlaSilahhahaha.
YanıtlaSil"bence sen de haklısın..."
Sulu biranın olayı büyük ihtimalle bu nescafe makinelerininkiyle aynı. Birayı doldurdukları zımbırtı 2 bölmeli. Bunların birinde bira diğerinde su var.İkisi de bir musluğa bağlı ki bardağın doldurulduğu musluk burası. Fakat su için olan kısmın muslukla bağlantısını sağlayan hortumun yada borunun çapı karışımdaki oranı ayarlayacak oranda ya küçültülmüş yada büyültülmüş. Akdeniz'inki büyük mesela.
YanıtlaSilBildim mi?
evet, ben de seninkisi gibi diye biliyorum o aletlerin çalışma prensibini.
YanıtlaSilgüray bey gelsin de gene bizi aydınlatsın ama.
çalışma prensibi doğru ancak bir ayrıntı var:basınçlı bira ancak basınçlı su ile karıştırılabilir!Bu da astarı yüzünden pahalıya gelen bir yöntem olduğu için uygulanması mantıksız bir yöntemdir. Bu sebeple eğer sulu birayı normal bira fiyatına içiyorsanız işletmeyi kazıkladığınız anlamına gelir...
YanıtlaSilhmm!
YanıtlaSilyani bu iki sıvının karışması için belirli basınç değerlerinde olması gerekiyor. Basıncı arttırmak yerine azaltıp düşük basınçta karıştırırsak da olur sanırım. Musluğa giderken hortumlarda bir venturi bölgesi oluşturursak su ve biranın hızı artar ve basıncı düşer. Eğer uygun değerlerle bu bölgeyi imal edersek pek tabi karıştırabiliriz. hem düşük basınçta daha soğuk olur. Fakat C02 konstantrasyonu düşer. Co2 siz içsinler, nası olsa anlamıyolar.
Bar mı açsak?
valla bu dediklerini yapanlar varsa helal olsun...onur duyarım onların sulu biralarını içmekten:)
YanıtlaSilzaten bira bar işletmecisinin en çok kar ettiği içki,daha da çok kar edeyim diye bu uğraş ve yatırıma giriyorsa helal olsun onlara:)
çok yatırım gerektiren bişi deil ki.
YanıtlaSilhortumun ağzını sıkarsın su daha hızlı çıkar ya, onun aynısı işte.
girelim biz bu işe