"We're walking
closely together,
in the park at night.
Almost full moon...
For lunatics and lovers."
Kahvelerimi içtim. Çayımı da. Sonra Bayan E.'yle konuştum ki aslında hala daha konuşuyorum.
İşi yok ya bu kızın! Hasanpaşa'da "Seamless Whisker" klibi çekiyor "Careless Whisper"a "pastiche" olsun diye. (Bu arada ben o klip çıktığında George Abimize tutulmuştum. İki platonik aşkım vardı zaten o zamanlarda. Birisi Erol Evgin, diğeri de George. Sonra Erol'un saçı perukmuş, annemden öğrendim... Aşkım dağıldı gitti. George da homoseksüelmiş. Umutsuz vakaa yani.)
Bayan E. neşeli bugün sanki. Bana tatile çıkmamızı önerdi. Bakalım, hayırlısı neyse o olsun... Neşeli dursun da o, aman diyeyim... Neşesi çok geldiğinde geveze olur kendisi, ama ben de olurum öyle. Anlayabiliyorum. Hem bakınız da ne demiş Bay Kafka:
"Kişiler ancak birazcık sevinçli oldukları vakit gevezedirler."
Haklı çok.
*Bu şarkıda "Oh, what a love..." diyen abinin adını bulana karpuz keseceğim.
erol evgin benimde aşkımdı . saçları yandan ayrık herkese o diye bakardım bi dönem . çokkkk veletkennn:))))
YanıtlaSilerol evgin herkesin aşkıydı bir dönem. çocukluk sanrısıydı kız çocuklarının... :)
YanıtlaSilewt yaa.biraz azcık mutlu olıyım çenemi kontrol edemiyorum..
YanıtlaSilöyle, pnar öyle. çene bu işte. kesin istemsiz bir şey.
YanıtlaSil