"Bana kalırsa Erostratus deli filan değil anarşistin tekidir."
bence bi' şeyler var. bi' yerlerde...
mesela masallar var. sonra mucizeler, bir varmış bir yokmuşlar. gökten düşen elmalar, elmalı adamlar. tanrılar ve tanrıtanımaz dehalar ki tanrıyla bir olmuşlar...
bence bi' şeyler var bi' yerlerde!
ölümsüzler, ölümlüler, leyla ile mecnunlar, aşklar, şiirler, kahırlar, belalar...
bence var.
ve bence var oldukça var olacaklar...
kesin var!
az mı çağırmadım yahu:
"poseidon gelllll!"
bi' şeyler var, bi' yerlerde bizi masallara inandıranlar oldukça.
bi' şeyler var, anlatıldıkça o öyküler...
her "poseidon gel!" diye haykırdığımda kükrerdi deniz...
kesin var, bi' şeyler var. var canım var! burasının anlamsız bi' sırrı var...
insanlığın şehitlerinden birisi olmak isterdim. mesela marie!
ama evet, radyum var. kesin bi' şeyler de var.
ah. ah. ah. içim acır düşünürüm.
çılgın bi' masal var. aşk var. zeka var. kahır var. bela var. özlem var.
beyinlerimizle sevişiriz. çünkü ucunda EVRİM var. BİZ var.
delirebilirim. deliliğim kusuruma özgü. kusurum var, bundan dolayı ben var.
ah, ah, ben var, sen var, sonra o eski bulvarlar var.
gezilere çıkarım.
ülkeler var. bir düşünen var.
ben oldukça var olur bi' şey. şey olur bi' şey.
bundan dolayı da "şey" var!
yavrum, bunda ne var?
zaman yok, yıl yok.
büyü var.
her an ölebilirim. ama üstümde yeşeren bi' ot var.
demek ki bi' şeyler var!
aklıma sığmaz, evrenin aklına eklenir düşüncelerim. orada ben de var. bi' ot olarak sadece. yeşil ve vakur. mucizeyi üstünde taşıyan...
ben varsam, o da var. ben yoksam, benden kalan var.
benden kalan safiyetin alı var, moru var, ayrı bir güzelliği var.
garip bi' ışık gelir buraya, demek ki var...
bi' uzun iç çekişim yetebilir anlaşılmaya... kaplumbağanın kabuğunun altında yumuşak derisi var. kirpiyi sevmeyi bilmek gerekir; dikeni var. el yakar. ama el yanarsa da sular var. deniz var. iyileştiren var.
ohooo, su yanar diye korkttum hep. su yanar mı be kızım! tanrı var. o yoksa yazın var. ot var. ölsen de tepende bi' şey var.
yersiz korkular. kıskanç gözler, korkunç kusurlar.
su yanarsa, diye korkttun. korkma, tanrı yoksa poseidon var.
poseidon yoksa homeros var. ona da mı inanmadın? o zaman delice zeytin ağaçları var....
demedi mi sana antoine yani gerçek baban? ahmet'in geri verdiği deltanın ortasında durduğunuz da: korku yok.
sen var!
kaçsan da, düşman olsa da, delirtse de... yalnız sen var!
büyüleyici yıldız konuşmalarıyla geçti çocukluğun. ve büyüdün.
ay, kırmızı artık her bahar; ve o göktekiler düşse de insanlık var!
bayraklar yok, toplum var.
belki kırıksın. yorgunsun. ama iraden var...
izmler yasaklandı. yine de egoizm de var...
gerçek var, acı var, kötü var, akan kan var.
ama bi' şeyler de var.
umut var. dünyanın en güzel kadını doğa var. onun adaleti var...
memeleri kesik amazonlar var. hadrian kapısı var.
savaşçılar var. mor giysili bir adonis var. bahar var.
geç kalmak var ama, hiç varamamak ondan kötü. ve o da var.
ah kendi kınını kesen bir bıçaktır senin ruhun. bedenine tahammül edemez. yazıktır, nafiledir her çaban.
ama demek ki gerçekten var.
seni seven var, sana ağlayan, sana gülen, sana sarılan, sana kin kusan.... sen var.
onca özlem, radyum, aşk, mucize, alı moru, destanı, evliyası var....
VAR.
ben varım.
gerçekten var.
ve demek ki bi' şeyler var.
boşuna yaşanmış olamazlar.
"0" yorum var. ironi de yok değil, bilakis :)
YanıtlaSilteşekkürler sereg. :) yorum da var elbette. sağolasın.
YanıtlaSilvar, bence de var!
YanıtlaSil...da, allaım, 2 günde dolup taşmış burası gene. bayan ç., blogunuzu ilerde "kitap haline" getirmeyi düşünürseniz eğer, kitapçıda kuyruğa girenlerden biri olacağım. söz!
buna kitap teklifi gelse de ben kabul etmem gadjo. başka projelerim var.
YanıtlaSil:D
Ç. birgün önce bir yazı yazmıştım... Sen daha iyisini yapmışsın:) Senin yazını okurken rahatladım. Sanki biri içimi açıp bakmış. Teşekkür ederim:) En azından tek değilim.
YanıtlaSilyazının ilk başından kendimi kaptırdım gittim. ne hüzel de yazmışsın. her şey sen kadar var aslında, senin anlamlandırdığın kadar var. bunların farkında olmayan bir yığın 'canlı' var. yazını okuduğum da aklıma şunlar geldi:
YanıtlaSil*realistler de gerçeği ve dünyayı kopya ediyorlar; ama masalcılar, aslında gerçekleşmiş bir hayal olan dünya yı örnek alıp, onu ve uslubunu taklit ederek yeni hayaller yaratıyorlardı.kopyalar ne kadar kuru ve tatsızsa, taklitler o kadar canlı ve sevimliydi.
* kitab-ül hiyel; ihsan oktay anar; sf 140
var, var! :D
YanıtlaSilçok güzel alıntıdır o eloise... çok severim ben o kitabı!
ve chloe, hiç birimiz tek değiliz. varız ve var olacağız işte!
galiba okuyan herkes gibi bende kendimi kaptırdım gittiiimmm . baktım yazının dibi gelmişşşş . sağol iyidi
YanıtlaSil@vintaj bisküvisi
YanıtlaSilteşekkürler çok.
@ligeia
ah, ah iyi gelsin tabii. ben çok coşkuluydum onu yazarken. çok ama çok doluydum. güzel olmasını istiyorum ben insanların. salak bir optimizme dayalı bir şey değil bu istek. daha çok içimizdeki kötü kadar iyiye de inanmamdan kaynaklı. bulanmamak lazım. "var!" demek ve "var olmak" lazım. başarmalıyız bunu. ne olursa, olsun...