02 Haziran 2006

Penceresiz



"....
La bohème, la bohème... Ça voulait dire on est heureux. La bohème, la bohème... Nous ne mangions qu'un jour sur deux. ...."

Bugün Kadıköy'e gittim. Cem "Penceresiz odanızda daha mutluydunuz," dedi. Evet, öyleydi gerçekten de.

İçimi çektim üstüne. Sigara içtim. Ebru gülümsedi. Bu resim Cem gelmeden çekildi. Çünkü Cem geldiğinde hava kararmıştı.

"...
La bohème, la bohème...
Ça voulait dire tu es jolie.
La bohème, la bohème...
Et nous avions tous du génie.
..."

Şarl Efendi bağırabiliyordu bazen kafamın içinde.

8 yorum:

  1. resim laptopun kamerasıyla çekildi sanırım ve (gene) sanırım monitöre bakıyorsunuz. (:

    YanıtlaSil
  2. Blogun icimi isitti..bayildim gercekten..soylemek istedim..

    YanıtlaSil
  3. @online
    evet kamerayla çektik. çünkü ben çalışmak için wireless olan bir yere gitmiştim laptopla. bizim ev ilkokul bahçesine bakıyor ve bütün gün deve-cüce oynadılar! camlar açıkken çekilmez oluyor.

    ebru da benim gittiğim yere geldi iş sonrasında. "happy hour" yaptık. hatta bana kızdı bunu çektiğimi anlayınca. ama güzel oldu. :) hoş bir resim. hanımefendi çok güzel gülümsemiş.

    @ayşe
    teşekkürler ayşe! her zaman gel. ne mutlu bana içini ısıttıysam.

    YanıtlaSil
  4. entegre bir web kamerasına göre oldukça net bence de. memnunum kendisinden...

    YanıtlaSil
  5. çok güzel çıkmışınız..
    (eklemeyi unutmuştum:P)

    YanıtlaSil
  6. ne kadar çok benziyorsun juliette binoche a
    ya da bu fotosta öyle çıkmışsın bilemicem.

    YanıtlaSil
  7. pnarrrr, teşekkür ederizzz. biz böyle salak salak gülüyoruz ebruş'la, bazen de nemrut ve kazulet bir şekilde oturuyoruz.

    eloiseciğim, zaman zaman benziyorum jülyet minnoş'a; her zaman değil. daha çok fotoğraflarda benziyorum, gerçeğinden hem farklı çıkarım. :)

    YanıtlaSil