Geçen yazın hayaleti süzüldü geldi geçen yazın pervanesinin kenarından: o havalandırırken odayı dışarıdan esen rüzgara denk!
Kötüşöhretlivekocagözlübirrüyacadısı Rhône'u sarsttı aniden. Bizim kitapçı havalandı Pontbilmemnebonböf'ün kenarındaki. Amanın, uyandı bir nehir, kafasıiyidenöteyegitmekteolanbiruçak yönünü şaşırıp, gözlerini karıştırdı: Vay anam ne elâ kocagözüncadısınınkötüşöhretindekişuküçükkız! Hoppidi tirilay! Uyandı, uyandı kız!
Bakınız da, dükkana girdi.... Girdi bir hırsız kedi inceliğinde bileklerini kıvırıp karanlıklara.
İçeride:
Bindokuzyetmişyılıpleyboygüzeli memelerini titretti ve kendisi nehirin uyanışından esrikti!
Hercule Poirot nane likörü içmeye başladı kitabın arasından çıkıp. Eskilerin çok satanları büzüştüler köşelerinde garip bir anason kokusuna bulanırken esmerleşmiş çıtırdak yaprakları....
Parkelere parkelere yattı tozun girdabına uzanıp bir Rhône karıştırırken geceyi. "Uyku kitap kokusudur ya aslında, ya da dudağının üst kenarındaki melek izinin içindedir... Gövdesinde bir garip şarkı bilmediği bir dilden. Yüreğinden daha ileriden.
Masalaşkağızlıyarımkalanbirromanşemalindekicadınıngözyaşı yorulmuştu.
Uyudu, öldü, sustu.
Kız, ikinci el bir kitap olmuştu.
Oysa, çok ama çok seviyordu...
geçen yazın pervanesi bir havuzun üzerinde şimdi, havalanmak üzere. gbeçen yazın hayaleti ise bilinmez, hem her yaz mevsenin hayaleti kendine olur herhalde. ,
YanıtlaSil"uyku kitap kokusudur ya aslında, ya da üst dudağın kenarındaki melek izinin içindedir." kız, üst dudağının kenarındaki melek izinde şimdi bir çiçek yetiştirmektedir. ve ikinci el kitaplar aslında belki bu yüzden değerlidir, ilk sayfasında çizili duran çiçek öyle bir poz vermiştir ki her sayfa arasına bir kuru yaprağını dantellemiştir. ve çok ama çok sever.
çok çocuklu çağrışımlara gebe.
çok severek yazmıştım ben bunu dün gece ama şimdi okuduğumda... neyse. (ayrıca da duygulanmıştım ben bunu yazdığımda da ama nedense havada kaldı o duygularım da...)
YanıtlaSilo nehir kıyısındaki kitapçıyı seviyorum ama...
bu benim masalım en azından. içeri de yalnız girdim zaten...
daha devam ederim belki. bilmiyorum şimdi.
Heyecan verici.. Çok sevdim.. Çok mutlandım.. İyi şeyler okumak çok zor şu âlemde artık; kitap bekliyorum sizden bayan Ç.
YanıtlaSilyazamıyorum ben uzun şeyler nebulazebra, bunu anladım. kitap işi olmayacak sanki.
YanıtlaSiluzun yazmalısınız diye bir kaide mi var edebiyat âleminde cancağızım! netice itibarıyla tarih sahifelerine, byte olarak geçeceğine, üçbeş kuruşluk bi göstermelik "şeysi" de olsa, bir "telif eser"le geçmek gerekir, diye düşünmekteyim..
YanıtlaSilsizde ışık var! çok belli..
keşke editör falan olaydım da faydalanaydım diye düşünür dururum.. ya da ne bileyim, şu mâlum camianın kulaklarına fısıldasak da bloglarla dönen bir hayat olduğunu görseler ve (çok ayıp bana ama) o boktan "şeyleri" kitap diye basıp, kâğıt isrâfı yapmasalar!..
ama(.aman!) ne yazık ki kötülerin kazandığı bir gezegenin, leş yiyicilerinin cepcepken dolduradoldurayazdığı bi' coorafyasında ikâmet ederkene, biz çıkalım kerevetine..
neyse! ümitsizliğe kapılmayalım.. kısa filmde de edebiyatta da güzeldir..
bunlar da bir tür gibiler.. amaaan, n'olacak, bunu da bırakalım, ekmek parasını bu işlere kafa yorarak kazanan edebiyat tarihçilerine!
hadi size mutluluklar han'fendi!
bu arada son anonim benim, nebulazebra! haberiniz ola;)
YanıtlaSil