"acıyor bazı an aniden. bir daha hiç sevinemeyecekmişsin gibi karadeniz'den yağmur geliyor. acıyor bazı öyle: biz ege'ye dökülüyoruz.
sevgilim, üzüm; gözüm: hüzün.
kırılıyor bazı an aniden. hem de hiç naz etmeden, oysa o benimdir her şeye naz eden."
di mi?
di.
ileri sar.
dit:
şimdileri, artık ben istanbul'un hiç bitmeyecek gibi duran şantiyelerine bakıyorum. şoförlerle falan laflaşıyorum. sigara içiyorum. çay alıyorum, kahve dolduruyorum. sonra ekranımın ışığında kayboluyorum. düz bir köşe kapmacanın içindeyim. "ne oldi sağa, ne oldi böyle?" der gibi geliyor sarıyer açıklarından bir kara bulut... biz armutlu'ya dökülüyoruz.
final sorusu:
elle et moi. ben hangi "ben"im artık acaba?
bi el uzansa artık.
YanıtlaSilUzum gozlum;
YanıtlaSilMesajlar yazip sitemler etmissin...Finallerimi bitirdim, devamli collerdeyim... kalbim seninle.. hasretle opuyorum..
tapirin
iyi seneler...mutlu yıllar...
YanıtlaSilüzüm çöpüm,
YanıtlaSilahu benlik,
mavi deryam,
tunalı hilmim..
sana çok uzaklardan yazıyorum. herşey dilediğince mi olsun?
olsun! vallahi olsun!!
mesajlar yazıp sitemler etmişsin. yakişik aldi mi? sisteme veryansın etmişsin. dilediğin oldu mi? oyy dedim karadeniz, buban gelmez hacidan, öyy dedim subaşları, yıkılıyor acidan. hey gidi cerrahpaşa, nöroloji kulak burun bogaz!!
haydi dedim cidelum, üşidim biraz (daa)..
öyle sevmişim ki, "bir daha hiç sevinemeyecekmişsin gibi karadeniz'den yağmur geliyor. acıyor bazı öyle: biz ege'ye dökülüyoruz," derken buldum kendimi dün pencereden bakarken. çok, çok beğendim.
YanıtlaSilbir yazı daha vardı, uçmuş gitmiş o.
sevgiler.