27 Nisan 2009

İsmin Kinetik Hallerinin Keşfi

öncelikle hayırlı olsun. yarın itibari ile yılın üçüncü çeyreğini kurgulamaya başlıyorum. bu akşam da ancak senede bir kere gerçekleşen bu harika olayı, kutlu planlama ve geliştirme haftasının da açılışını kutlamak üzere -yine- bizim mahallenin çocukları tarafından ayartılıp, -yine- yemeğe gittim. bütün bunlar neticesinde de şu kanaate vardım: artık bu yemek fasıllarını sonlandırmak ve haftada tam olarak 4 gün koşmak gerekiyor. yoksa döbravnidöbaget zamanlarına geri dönebiliriz. ve bu pek hoş olmaz. (gerçekten hoş olmaz, ki belki de halihazırda hoş değil.)

bütün bunlar dışında güniçinde bolca düşündüm, öğleden sonra bir çeviriyi can'a pasladım. ertesinde rahatlayıp, iki tane rapor çektim, ortalama 30 adet 145 karakterlik bir kısım alan doldurdum, çay aldım, marlboro öptüm. (yemin ediyorum, ciğerlerim kurudu artık sigara içmekten. ama bırakmayı denemiyorum bile.)

sabahleyin -sevdiğim bi' yazarın adı-soyadı ile aynı ad-soyadı taşıyan- yeni bir sekreter başladı; kendisine bolca gülümsedim. onun masasının yanındaki su sebilinden yararlanarak, 3 tane karadelik gibi, şekersiz kahve içtim. kesmecibiçmeciversiyonlamacılara çıkmadım, ama odaya gelen direktöre: "göbeğin çıkmış." dedim. (keşke demeseydim, o da bizden olduğu için unutacağını varsayıyorum.)

bunun dışında bangırbangır lastfm radyosu dinledik. kahkaha attım bolca ve ertesinde mister adem t.'in sinirleri bozuk olduğu için daha dikkatli olmaya özen gösterdim. öğlen çıkan yemek çok kötüydü. bahri bana tavukta kıyak geçmişti ama yiyemedim. (tavuk ziyan olmadı. taliplisi çıktı masada.)

şimdi düşünüyorum da, eylemlerin saçmasapan olduğu bulutlu bir günmüş bu.
oysa içinde bambaşka sözcükler, sesler ve renkler de vardı.
ama şimdi bunları yazamam.

ancak, içime bakıyorum ve yeniden uyduruyorum uykusuzluğa:

pija.
pijama.

gidip oturup, saçmasapan bir mantra daha bulup "om" yapmalıyım.
bu dünyadaki görevim sanırım bu:
dönüştürmek.
neyi düşünüyorum ki?

kendimi de çok çok çok güzel dönüştüreceğim.
bu şart; çünkü "plan" büyük bir evrimi çağırıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder