Bazı geceler ve günler öyle kesiliyor ki içim; sen beni bileklerimden, bir de tüm "ç"lerimden hemen sımsıkı tut, gözümün ta dibine bak da bak, acısı çok dehşetli olan o kalbine dayanama da bastır ve yüzüme tüm seslerinle "Ayşem!" diye haykır istiyorum.
Ama, bizi bin kere daha tutup kurşuna diziyorlar. Ben de bazı rüyalarımda Müjde Ar gibi ölüyorum. Çünkü şu şehirli rüzgarlar krepeli saçlarımı rutin olarak götürüyor. Tüm bu olanlara, "Düzen, düzenek, iş yemekleri, bazen kokteyller, çokca tayyörler ve yalnızlığın büyüsü" deyip geçmeliyim belki de ama geçemiyorum.
Bu sabah işe gelirken, Abbasağa Parkı'ndan yürüdüm, Selamlık Caddesi'nde bir sigara yaktım. Yıldız Sineması'nın önünde söndürdüm. Aklımda Beşiktaş makamında bir beste çaldı: ağlamadım, ağlaştım.
Bu sabah işe gelirken, herhangi bir halimizi düşündüm: kesin olan şu ki, biz bir evde bir zaman durduk, elbette ki bir mutfaktan su aldık. O, ev çoğu zaman imkansız göklere de varıyordu.
Bu sabah işe gelirken, içimden çokca eskimiş bir cumartesi gibi aktı bir şeyler: belki taze naneler. Yine yine, o ovalardan keman sesleri taşıdın bana.
Bu sabah işe gelirken, herşeyi düşündüm, akşam kokularını ve Lawrence'ın durmadan uzayan sakallarını.
Bu sabah işe gelirken ne kadar çaresiz olduğumuzu düşündüm. Ne kadar utandırıldığımızı, ne kadar yenik olduğumuzu ve bir şiir döktüm cadde boyunca peşimden, nedense buruk bir sesim vardı, kırgınlığıyla güvercin sanki çok çok kırıkkanatlı. Tüm bunlardan dolayı, o şiirin sadece bir cümlesi kaldı:
"Elimizde bir ufak bavulla şurdayız burdayız"
fikir teatisi kolay vefaka.fakat neş'eni yerleri serip tepeleyince bol izmaritli moralman bozulmalar kalmış. (bkz: şiirden biraz anlasam seninlen evlenirdim) aa 2009 olmuş
YanıtlaSilaslında izmarit bol olmasına karşın tekti.
YanıtlaSilsarıyer minibüsünden bulvarda inip, ıhlamur'a ara sokaklardan yürüdü ayşem... yürürken de düşündü. düşünürken aklına orhan gencebay şarkıları bile geldi, gülümsedi bir gülü anımsayarak. ama sonra, eski sokaklar aklını dolaştırdı, fakat asla bunalmadı; neşesini sakladı sadece. ve dediler ki: "onun neşesi çoğunlukla pusuda duran bir volkan, varlığı bir bozdoğandır."
(karşılaştırınız: şiirden biraz anlasam kendimden boşanırdım.)
hamiş: gerçekten de 2009 olmuş sevgili alttire. :)