önce keşfedeceksiniz.
keşfetmeyi reddederseniz de lanetlenecek ve çok eski bir dua ile sınanacaksınız.
sonra da gerçeğe dönünce en kendi halinizde; işte o zaman yılacaksınız. (kehanetlerimin gerçek olduğunu ancak dualite bilir.)
ayrıca sönümlenecek, yaşlanacak ve öleceğiz. (ki bunu tartışmak lüzumsuz.)
bu arada çok romantik bir yaratıcıya da inancınız olabilir ancak aslolan azot devridir. (belirtmek isterim ki herhangi bir orgazmı cennet sanmak da şirk koşmaktır ve şeytana aittir.)
ölürken aklımızda ne olacağı meçhul ancak ben bunamazsam bir kaç şeyi düşünüp seslendireceğim ve ses uzayda kaybolmaz. o bana kalsın.
aslında sadece bu yüzden bazı şeyleri bir kere söylemiş olman ve/veya olmam da yeterli bezm için.
(günahlarımız boynumda hep.)
ama başka şeyleri merak eden varsa söyleyeyim (ki var), ben bu dünyada en çok olmak istediğim yerlerden birindeyim. ve siz de!
ve evet, biz de keşfettik de bir dua ile sınandık ama biz öyle toprağız, öyle suyuz, öyle havayız ve öyle ateşiz de öyle sonsuz azot devrindeyiz ki kelimelerimizi kıskanırsınız bir çoğunuz. ama bu da çaresizlikten ve açlıktan ki çok yazık herhangi bir şeyin bu kadar aç olması. bu yüzden o şeyler değil de çağ utansın. umarım doyarlar herhangi bir şeyi kanıtlamak istemeden bir gün. umarım gerçekten kendileriyle mutlu olurlar. (umarım yakalarsınız okuduğunuz ve altını çizdiğiniz satırlarda bulduğunuz ve barıştığınız sözcüklerde varlığınızı. en karanlık yanlarınızı umarım öylece kabullenirsiniz. fakat unutmayın ki bunların bir çoğu da ölmeyi gerektirir. ve inanın ki o yol da kolay değil. size hiç söylenmemiştir ama şimdi ben söyleyeyim: kılıçlarım ejdarhaların yüreklerinden geçmiş olsa da hepsinin öyküsünü de dinlemiştir. elbette ki adım da hem zehir. hem panzehir. o en saklı ve kadim ismimi çok az kişi bilir de büyü düşer, muska yanar!)
ve, evet. merak ediyorsanız hatırlatayım. herkes bin kere beni sevdiğini söyler hala bezm için. ve bezm-i alem bilir, kimse benim kadar güzel gülümseyemez havai fişeklerin patladığı o anda: ah, uç uç uç uç sevgilim. ey ölüm, sen de iyi bilirsin. ben her anın tırtılı, her alemin kelebeğiyim. ve onların aklının en hasta yerinden öperim seni hep, hepsini böyle öptüğüm gibi kanat kanat, kıvrım kıvrım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder