iç/oturma odası/üçlü kanepe
bu hafta tatildeyim. çok yoğun geçen bir lansman (öhöm) dönemimden sonra misyonumuzu (ehem) tamamlamış olmanın huzuru "paha biçilemez"! (hohoyt!) bu arada eski direktörüm de mesaj atmış, hal hatır soruyor. ben de böylelikle gençliğimin en güzel yıllarını boşuna harcamadığımı düşünüp avunuyorum. bu arada sağdaki kırmızı kanepede de kediler oyun oynuyor.
bugün anneme gittim. herkesi güldürdüm (komiklikler, şakalar) ve sonra da yürüyerek kendi evime geldim. çıktığımda hava kararmıştı.
bundan öncesinde, yani öğleyin, masmavi bir gökyüzünün altında b. ile buluşup 4 kadeh beyaz şarap içip çok büyük sorulara yanıt aradık. bir kaç yanıtı bulduk ancak bazıları henüz olgunlaşmadığı için düşmedi eteklerimize. zamanımız kısıtlı olduğu için daha fazla bekleyemedik ve b.'nin laciverdi sislere bulanmış olan gözlerinin yanından böylece ayrıldım.
bugün gökyüzü maviydi demiştim ya, işte asıl onu anlatmam gerek!
bugün gökyüzü saten bir elbiseydi ve bu elbisenin etekleri dumanlı bir rakı beyazıydı.
bugün o gökyüzünü gördüğümde mutluydum ve beni mutlu eden anları düşündüm.
koşuyolu'dan acıbadem'e çıkmaktı bir tanesi.
gökyüzü ile beraber bir de karar aldım. tatilin sonuna kadar her gün bunlardan bir tanesini daha gerçekleştirecektim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder