17 Ekim 2006

Kent Rehberi 01

küçük harfle viyana

beethoven sokağı'nda eski bir hippi olan evsahibinin plaklarını karıştırıyor, pikapa pink floyd'un the wall'unun ikincisini takıyorum. vera lynn'in kaçıncı çizgide başladığını ezbere biliyorum. hafif bir cızırtı: ...does anybody here remember vera lynn? remember, how she said that we will meet again, some sunny day... içim çiziliyor "vera, vera what has become of you?" cümlesinde. hayatımın baharının ilk depresyon atağındayım. eski floydianlardan kim kaldıcılardanım. çok alemim, çok. yapmayı en sevdiğim şey cam içine geçip kitap okumak, param olunca nordsee'den karidesli sandviç yemek, stephan meydanı'nda yapayalnız turlamak, berg sokağı'ndan aşağıya kanala yürümek ve tüm bunları yaparken şehirden nefret ederek, onu aslında sevmek. depresyona çok güzel eşlik eden bir şehir kendisi. gördüğüm diğer avrupa şehirlerinde sezinlemediğim bir "snob"luğu var. gerçekten de bir saray geçmişi olduğunu belli ediyor, imparatorluğun sürekli parlatılan vakarını taşıyor. sissy'nin yüzü, hediyelik eşya dükkanlarındaki tabaklardan, kahve kupalarından tutun da ufak tütüncülerdeki dandik, plastik çakmakların üzerine kadar her yerde size bakıyor... imparatorluğun en büyük trajedilerinden bir tanesi olan mayerling olayını akla getiriyor. rudolph dağ köşkünde kendisini ve sevgilisini vuruyor. sissy çıldırıyor, marie theresse'ye daha da bir haller oluyor... avusturya macaristan imparatorluğuna ait trajik hikayelerle yıkanmış gibi bu şehir de. bir başkent. germen soğukluğuna acısını karıştırmış, macar renklerini katmış... atnallarının sesi gibi viyana, faytonların. tok. soylu. çingene bir soyluluk ama bu, rustik bir yanı var. bu yüzden de sıkıcı. beni sıkıyor. tuna boğazıma yapışıyor. u2 metrosu bileklerimden tutuyor. görmek istemediğim kabuslara karıştırıyor... gene de bir şekilde sevebiliyorum ama karajan meydanı'nda şöyle bir gökyüzüne baktığım ve opera binasının kanatlı atlarına daldığım o akşam rüzgarlarıyla süslenmiş anları. o anların içindeki tadını aldığım saniyelik viyana'yı.

3 yorum:

  1. beni eve mıhlayan şu grip sağolsun, ne zamandır uzak kaldığım blog alemini şöyle bir turladım. en çok burayı özlemişim meğer!
    ç. vitaminimi aldım, gidiyorum. mütebessim ve muteşekkir olarak... :)

    YanıtlaSil
  2. vera deyince şunu ve bir sonrakini yükledim ben de:
    http://tinyurl.com/sb5so

    YanıtlaSil
  3. çok teşekkürler gadjo. ne diyeceğimi bilemiyorum böyle yorumlar alınca.mahçup oluyorum. :)

    herdem,

    roger waters'a gittiğini görmüştüm blogunda. fotoğraf da hoş bir çalışma olmuş. ellerine sağlık.

    YanıtlaSil